Güven Avukatlık

Kişisel Verilerin Korunması

 

Günümüzde bireylere ilişkin çeşitli veriler gelişen teknolojinin de etkisiyle her gün farklı platformlarda kolaylıkla işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir. Bu verilerin işlenmesi kişiler ile mal ve hizmet sunanlar bakımından bazı kolaylıklar ve avantajlar sağlasa da verilerin istismar edilme riskini de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, kişisel verileri koruyabilmek adına hukuki bir altyapının oluşturulması da zorunluluk haline gelmiştir. Kişisel verilerin korunmasının özünde kişiliğin korunması yer almaktadır. Bu açıdan bakıldığında, kişisel verilerin korunması hakkı, özel hayatın gizliliği hakkının özel bir biçimi olarak kişinin onur ve şahsiyetinin korunması ile kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi için bireyin temel hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır.

2010 yılında yapılan değişiklik sonucunda Anayasanın 20. maddesine eklenen fıkra ile kişisel verilerin korunması Anayasal güvence altına alınmış ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 07.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunla, kişisel verilerin işlenmesi disiplin altına alınarak sınırsız biçimde ve gelişigüzel toplanması, yetkisiz kişilerin erişimine açılması, ifşası veya amaç dışı ya da kötüye kullanımı sonucu kişilik haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin denetim mekanizmaları oluşturularak, bu verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bir sağlık kurulusuna gidiyoruz, test yaptırıyoruz ve geçirdiğimiz sağlık problemlerimizi paylaşıyoruz. Bankaya gidiyoruz hesap açtırıyoruz, bankacılık işlemleri yapıyoruz ve mali bilgilerimizi paylaşıyoruz. Aslında her paylaşımımızla birlikte bize ait bir iz bırakıyoruz oysaki bunlar bizi biz yapan ve diğer herkesten ayıran kişisel verilerimiz. Bazen mecburen bazen fark etmeden paylaştığımız bu kişisel verilerin bizden başka herkesin kötü ve haksız kullanımına karşı korumak çok önemlidir. 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren kişisel verilerin korunması kanunu bu alandaki en iyi uygulama prensiplerini yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.

Kanunun amacı:

  • Kişisel verilerin işlenmesinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak,
  • Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin sorumlulukları ile kuralları düzenlemek (disiplin altına almak),
  • Mahremiyet hakkının korunması,
  • Kişisel veri güvenliği hakkının korunmasıdır.

 

 Kanuna göre ilgili kişinin veri sorumlusundan talep edebileceği haklar şunlardır;

  • Kişisel verinin işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel veri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanıp Kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların Düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini İsteme,
  • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle ilgili kişinin zarara Uğraması halinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir

 

Ülkemizde Gelişmekte olan bu dal işverenler bakımından da bir an önce gündeme alınması gereken bir konu başlığıdır

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Şirketler Açısından Önemi 

Kişisel verilerin işlenmesinde, şirketlere; bazı sorumluluklar getirilmiştir. Kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak, temel amaçtır.

Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ve uyacakları kurallar, Kvkk ile düzenlenmiştir. Kanunda belirtilen istisnalar haricinde, kişisel veri bilgileri, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyecektir. Aynı zamanda, kurum ve şirketler tarafından bu bilgiler; üçüncü kişilere ve de yurtdışına aktarılamayacaktır. 

Kvkk Yaptırımları, Kvk Kurumu ve Şirketlerin Yetkileri ve Sorumlulukları 

Kanunda ayrı ayrı maddelerde belirtilmiş olan ilkelere uyulmaması halinde, kurumlar; idari para cezasına çarptırılabilecektir. Kanuna göre, kişisel verileri ihlâl edenlere; 1 yıldan 3 yıla kadar süreyle, hapis cezası öngörülmektedir. Ayrıca, verileri ihlâl yolu ile ele geçiren kişilere de; 2 yıldan, 4 yıla kadar hapis cezası verilebilmektedir. İdari para cezaları ise, yerine getirilmeyen madde veya maddelere göre değişmekte ve 5,000 TL’den 5,000,000 TL’ye kadar artabilmektedir. 

 Sonuç olarak her yerin kameralar ile donatıldığı bilgilerin, görüntülerin, fikirlerin çok kolay ve sınır tanımadan paylaşılabildiği teknoloji çağında kişilerin özel hayatlarının koruma altına alınması doğal ihtiyaç haline gelmiştir.

Bizler Güven Avukatlık olarak müvekkillerimizin kişisel verilerinin Kanuna aykırı olarak işlenmesiyle zarara uğraması halinde tüm yasal hakları için hizmet vermekteyiz.

 

 

DİĞER UZMANLIK ALANLARIMIZ

image description

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Diğer Uzmanlık Alanları
image description

Ceza Hukuku

Diğer Uzmanlık Alanları
image description

Aile Hukuku

Diğer Uzmanlık Alanları
image description

Gümrük Hukuku

Hizmet
image description

GDO Biyogüvenlik Hukuku

Hizmet
image description

Ticaret ve Şirketler Hukuku

Diğer Uzmanlık Alanları
image description

Tanıma Tenfiz Davaları

Aile Hukuku
image description

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Hizmet
image description

Kişisel Verilerin Korunması

Hizmet

Copyright © 2018. Her Hakkı Saklıdır. Sitemizin herhangi bir şekilde kopyalanması, çoğaltılması ve dağıtılması halinde yasal haklarımız işletilecektir.

Aşağısoku Mah. Yıldırım Beyazıt Cad. 4303 Sok. No: 2/10 Merkez/Bolu (Atrium İş Merkezi)

0 (374) 213-3630 - guvenavukatlik@gmail.com